Geçmiş Ramazanlardan Tebessüm ve Tefekkür Nükteleri...


http://oi56.tinypic.com/4j2wpk.jpg

Geçmiş Ramazanlardan Tebessüm ve Tefekkür Nükteleri...

Bugün sizlere, gaflete sebep olan kahkaha fıkraları değil de, tefekküre sebep olan tebessüm nükteleri arz etmeye çalışacağım. Göreceksiniz ki, geçmiş Ramazanların bazı nükteleri, bir kitap kadar düşündürmekte, bir mürşit kadar da yol göstermektedir. İşte o eski Ramazan sohbetlerinden bir demet tebessüm ve tefekkür nükteleri sizlere.Bir adam Ramazan'da diliyle hep cömertlikten söz ediyor, ama eliyle hiç de cömertlik etmiyor, yoksula yardım için kesesinin ağzını açmıyordu.. İşte bu adam bir gün karşılaştığı İbrahim Ethem'e rica etti:

-Herkese nasihat ediyorsun, bana da nasihat et şu mübarek Ramazan'da... İbrahim Ethem önce nasihatimi tutar mısın, diye sordu? Adam elbette diye cevap verince tek cümlelik nasihatini şöyle yaptı:

- Sen dedi, Ramazan boyunca açığı kapa, kapalıyı da aç, sevap olarak sana yeter!. Adam bir şey anlamamıştı. Mecburen sordu:

-Açık nedir ki onu kapayayım, kapalı nedir ki onu da açayım? İbrahim şöyle anlattı açıkla kapalıyı:

- Açık olan hep cömertlikten söz eden ağzındır, onu kapa. Kapalı olan da yardım için hiç açmadığın kesendir, onu aç!

Düşünmeye başlayan hakperest adam, tebessüm ederek söylendi:

- Vallahi bir doğru ancak bu kadar güzel söylenebilir! Bu tatlı ikazdan sonra ben de hep yardımdan söz eden ağzımı kapıyor, hiç yardıma açmadığım kesemi açıyorum, ey İbrahim dedi ve cömert bir adam oldu.

- Ne dersiniz, bu sözün bize de şümulü olabilir mi? Biz de Ramazan boyunca hep cömertlikten, yardımdan söz ediyor, ama elimiz cüzdanımıza bir türlü varmıyor, bir yoksulun yüzünü güldüren yardımda bulunamıyor muyuz? Bizim de açığı kapayıp kapalıyı açmaya ihtiyacımız var mı yoksa? Bir düşünsek mi?.
                                                                 ALINTI

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !